Kitap Adı:     TÜRKİYE'DE ÖLMEDEN ÖNCE YAPMANIZ GEREKEN 101 ŞEY ( s/82 )
Yazarı:        AKDOĞAN ÖZKAN
Yayın Evi:     İNKILAP KİTABEVİ
Yayın Tarihi:  2008

DİKKAT: Bu kitabın her türlü yayın hakları Fikir ve Sanat Eserleri Yasası gereğince İnkılap Kitabevi Yayın Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye aittir. Fethiyedays.com internet sayfası olarak; yayın evinden gerekli tüm izinler alınarak sayfada paylaşılmıştır.

Güdürümsü,Fethiye – Muğla
Bir yerin adında ‘ kelebekler’’ in olması elbette orayı güzel yapmıyor. Ancak Ölüdeniz yakınlarında, ‘’jersey tiger ‘’ türü kelebeklerin ev sahipliğini yaptığı ‘’ Kelebekler Vadisi ‘’, güzelin de ötesinde soluk kesici güzellikte ve ıssızlıkta bir yer. Antik adının Perdicia, 19. Yüzyıl adının ise Güdürümsü olduğunu öğrendiğimiz vadi, Ölüdeniz’in 5 km kadar güneydoğusunda, imara kapalı bir doğal SİT alanı. Onu doğa harikası yapan, temelde jeomorfolojisi. Zira burası, milyonlarca yıl önce gerçekleşmiş güçlü depremlerle oluşmuş, duvarlarının yüksekliği 350 – 400 m’ye ulaşan izole bir kanyon. Kanyonun bittiği yerde baharda daha coşkulu görülen ve 60 m’den dökülen bir küçük şelale var. Vadi, güneydeki kumsal ile kuzeydeki şelale arasında verimli ve ekilen 90 dönümlük bir araziden oluşuyor.
Ressam ve fotoğrafçı Rıfat Kılar ‘70’lerin sonlarında bölgeye yaptığı ziyaretlerde vadiden etkilenerek isminin ‘’ Kelebekler Vadisi ‘’ olarak anılmasına yol açtı. 1987’de ‘’Butterfly Valley ‘’ ismiyle ilk kamping – restoran işletmesi açıldı. Günübirlikçi gezi teknelerinin uğrak yeri olmaya başladıktan sonra biraz kirlenmeye başladı. Vadi, uygun bütçeli ve huzurlu bir tatil yapmak isteyen gençlerin adresi.
Bir Ekşi Sözlük yazarı, Kelebekler Vadisi’ni ‘’duvarları kanyon, tavanı evren olan dev gibi bir oda ‘’ sözcükleriyle tanımlıyor.
Söz konusu ‘’ oda ’’, sadece ‘’ gündüz gözüyle ‘’ değil, gece karanlığıyla da harika bir yer. Etraf daha huzurlu. Civarda ışıl ışıl bir yerleşim yeri yok. Konaklama bir iki bungalov dışında çadırlarda yapılıyor. Kelebekler Vadisi yalnızca aşıklar için değil, gökyüzü tutkunları için de mucizevi bir tavan güzelliği sunuyor.
Özellikle de yazın. Zira dünyamız 17 Temmuz -24 Ağustos tarihleri arasında Swift – Tuttle kuyruklu yıldızının yörüngemizde bıraktığı kalıntıların içinden geçiyor. Bu dönemde göktaşları dünyamızın atmosferine büyük bir hızla (12 – 72 km/sn) giriyor. Bu sırada meydana gelen sürtünmeyle göktaşları ısınarak yanıyor. Yanarken de ışık saçıyor. İşte gökyüzünde yanlış şekilde ‘’ yıldız kayması ‘’ olarak nitelediğimiz, doğrusu ‘’ göktaşı yağmuru ‘’ olan olay budur aslında. Uzaydaki yıldızlarla da hiçbir ilişkisi yoktur. Yanma işlemi bizden sadece 120 km uzakta, yani dünya atmosferinde meydana gelir ve göktaşı yeryüzüne 60 km mesafedeyken sona erer.
Göktaşı yağmurlarının en bilineni kuzey – doğu yönünde Perseus takımyıldızından yağıyormuş gibi görünen Perseid göktaşı yağmurudur. Ağustos ayı ortalarına denk gelen bu olay 2006’da ve 2007 ‘de 12 Ağustos gecesi gözlemlendi. İleriki yıllarda gerçekleşeceği zamanı kesin olarak öğrenmek için o dönem yaklaştığında http://www.koeri.boun.edu.tr/astronomy adresinden bilgi edinebilirsiniz. Yerleşim alanlarından uzak, karanlık bölgelerde, eğer gökyüzünü aydınlatıp yıldızların önemli bir kısmını karartan bir dolunay da yoksa Perseid göktaşı yağmuru sırasında saatte 100 civarında göktaşı görülebilir. Henüz ışık kirliliğine uğramamış Kelebekler Vadisi’ni, ayın da karanlıkta olduğu bir dönemde göktaşı yağmurları için gözlem alanı olarak seçerseniz, hem göktaşlarını görme şansınızı hem de romantizmin dozunu arttırabilirsiniz. 2008 yılının Ağustos ayı Perseid göktaşı yağmurunu izlemek için 2007 yılı kadar elverişli değil. Zira, 1 Ağustos’ta başlayan yeni ay 16 Ağustos’ta dolunay oluyor. Dolayısıyla ayın gökyüzünü ışıtamayacak denli karanlık olduğu dönem maalesef sadece ağustosun ilk günlerine denk geliyor. Ancak üzülmeyin! 16 Ağustos akşamı saat 21:23’te başlayacak ve 02:57’ye kadar sürecek olan parçalı ay tutulması sayesinde o gece iki gökyüzü etkinliğine birden tanık olabilirsiniz.
Ölmeden önce bir ağustos gecesi, mümkünse 16 Ağustos’ta Kelebekler Vadisi’nde olun! Gece 02:00’de ayaklanıp kumsala gidin ve ayak parmaklarınız kuzeydoğuya bakacak şekilde uyku tulumuna uzanın. ‘’Tavanı evren olan dev gibi oda ‘’dan gökyüzüne bakın.Şansınız varsa şafaktan önce yüzlerce göktaşı göreceksiniz. Sakın kaçırmayın!