Kitap Adı: TÜRKİYE'DE ÖLMEDEN ÖNCE YAPMANIZ GEREKEN 101 ŞEY ( s/18 ) Yazarı: AKDOĞAN ÖZKAN Yayın Evi: İNKILAP KİTABEVİ Yayın Tarihi: 2008
DİKKAT: Bu kitabın her türlü yayın hakları Fikir ve Sanat Eserleri Yasası gereğince İnkılap Kitabevi Yayın Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye aittir. Fethiyedays.com internet sayfası olarak; yayın evinden gerekli tüm izinler alınarak sayfada paylaşılmıştır.
Yediburunlar Feneri , Fethiye-Muğla
Malum, hayat kimseyi sonsuza kadar beklemiyor. Vakti gelince doğurganlık yeteneği de sabah ereksiyonları da kaybolup gidiyor. O yüzden, henüz eliniz ayağınız tutuyor ve hayattan tat alıyor, seviyorken, bir gece açık havada sevişin sevdiğinizle.
Sonra, isterseniz ”yapmıştım, yaptım, yine yaparım” deyin. O sizin bileceğiniz bir iş. Ama ölmeden önce şarkıdaki gibi, gönlünüzü sarhoş edin yıldızların altında. Mümkünse onun gönlünü de!
Hayatının sonbaharında pek çok insan kendi yaşam deneyimlerinden hareketle yazdığı bilgece kitaplarda hep benzer uyarıyı yapıyor: Eğer bir şeylerden ötürü pişmanlık duyacaksa insan, hayatta yapmadıklarından, yapamadıklarından ötürü değil, yaptıklarından ötürü pişmanlık duymalı. Boynunuzda yakın gözlüğünüz ve yüzünüzde bebekliği ve eski ateşi gitmiş göz bebeklerinizle sonlara doğru bir muhasebeye kalkışırken yanmamalı insan yapamadıklarına.” Aahh aah keşke yapsaydım” dememeli.” İyi ki de yapmışım ” diyebilmeli.
Çünkü, gün gelecek, ” fazlası dokunuyor ” diyerek bir kadehi aşmadığınız dost sofralarında, belki müzik çalardan Ali Rıza Bey’in o nihavent şarkısı yükselecek:
Benim gönlüm sarhoştur yıldızların altında
Sevişmek ah ne hoştur yıldızların altında
Mavi nurdan bir ırmak gölgede bir salıncak
Bir de ikimiz kalsak yıldızların altında.”
Nakarat kısımlarını mırıldanırken, o anı hatırlayıp dudaklarınızın kıvrımına kelebek gibi bir tebessümün konabiliyor olması lazım. Hatırlamalı ve ” yaptım, yıldızların altında seviştim ” diyebilmelisiniz.
” İyi de böyle bir gönül sarhoşluğunu yaşayabileceğimiz tenha bir yıldız altı bulmak kolay mı bakalım ” diye geçiriyorsunuz belki de içinizden. Evet doğru, memleketimizde kilometre kare başına ortalama 90 kişi düşüyor olabilir. Ama bu rakamın yer yer 250 – 300′e çıktığı yurt köşeleri olduğu gibi, sıfır olduğu ve çok güzel olduğu nadide yurt köşelerimiz de var. Ben böyle yerler gördüm. Siz de görmüşsünüzdür muhtemelen. Oradalar ve adınızı yıldızların hizasına yazmanızı bekliyorlar. Bu hasreti dindirmek yanlızca sizin elinizde.
Gönlünüzü yıldızların altında sarhoş etmeyi, çadırlı bir kamp etkinliğinin bir parçası olarak da kurgulayabilirsiniz, eğer isterseniz. Gerçi yıldızları görmek, hatta belki saymak, saydırmak güzel olur. O yüzden, bu gönül sarhoşluğunu tamamen açık havada yaşamak zor geliyorsa, çadırda da gerçekleştirebilirsiniz. Ancak bu etkinliğin yıldızların altında sayılabilmesi için çadırın tepesinin gökyüzünü görmeye olanak tanıyor olması şart.
” Olur mu canım öyle çadır ” demeyin. Var,biliyorum. İşte size bunlardan birkaç marka/model:
• Sierra Design Observatory Tent
• MRS Fusion 2 Tent
• Kendrick Observatory Tent
Arzu ederseniz Google’da aratıp haklarında detaylı bilgi edinebilirsiniz. Karar verdiğinizde önce benzer bir ürünün İstanbul’da da mağazaları olan Adrenalin’in (www.adrenalin.com.tr) stoklarında olup olmadığını soruşturabilir ya da www.rei.com online alışveriş mağazasından satın alabilirsiniz. Ayrıca her çadır, potansiyel olarak tepesi delinmeye müsaittir. Mazerete gerek yok.
Evet, ölmeden önce müsait bir yurt köşesinde gönlünüzü sarhoş edin yıldızların altında. Civarda, ” mavi nurdan bir ırmak ” ile ” gölgede bir salıncak ” olmasa da olur. İki gönül bir olsun yeter!

1 Yorum
perfectlife, 17 Şubat 2012, 21:19
Çok başarılı bir çalışma olmuş;)